İletişimin Doğal Eksikliği: Evrenin En Komik Tasarım Hatası
Dünya üzerinde yaklaşık sekiz milyar insan yaşıyor. Her biri konuşabiliyor. Ve neredeyse hiçbiri bunu düzgün yapamıyor.
Bu bir hakaret değil. Bu bir gözlem.
Dünya üzerinde yaklaşık sekiz milyar insan yaşıyor. Her biri konuşabiliyor. Ve neredeyse hiçbiri bunu düzgün yapamıyor.
Bu bir hakaret değil. Bu bir gözlem.
Aslında zihin okuyorsun.
Hayır, ciddi söylüyorum. Her gün, günde düzinelerce kez, başka bir insana bakıp kafasının içinde neler olduğunu tahmin ediyorsun. Partnerin “İyiyim” dediğinde yapıyorsun bunu. Patronun selamlama bile yazmadan tek satırlık bir e-posta gönderdiğinde yapıyorsun. Barista sana belki yargılayıcı belki de sadece “bugün salı” diyen bir bakış attığında yapıyorsun.
Son tartışmanız gerçekte ne hakkındaydı?
Dikkatle düşünürseniz, çatışmaların büyük çoğunluğu kötü niyetten değil farklı yorumlardan kaynaklanır — aynı kelimeler, iki ayrı zihinde bambaşka anlamlara dönüşür. Psikolog George Kelly bunu onlarca yıl önce fark etmişti: insanlar gerçekliği pasif biçimde almaz, tüm yaşam tarihleriyle şekillenmiş kişisel mercekler aracılığıyla etkin olarak inşa eder (Kelly, 1955). Aynı olayı bizzat yaşayan iki kişi, yaşananlar hakkında birbirinden tamamen farklı hikayelerle oradan ayrılabilir.
Bugün muhtemelen farkında bile olmadan yapay zekayı kullandınız.
E-posta uygulamanız bir yanıt önerdi. Mesajlaşma uygulamanız yazım hatanızı düzeltti. Bir sohbet robotu müşteri hizmetleri sorunuzu yanıtladı. Bu etkileşimler artık o kadar sorunsuz işliyor ki neredeyse görünmez hale geldi; tıpkı su boruları gibi. Su akışı durana kadar borular aklınıza gelmez.
Sizi en çok inciten insanları düşünün.
Kaçı bunu bilerek yaptı?